Daha önce Bilinç altını etkilemek: Subliminal Reklamcılık başlıklı yazı yazmıştım ve ilgi görmüştü. Birkaç takip ettiğim site de buna benzer yazılar görünce bu işin ne kadar tehlikeli boyuta geldiğini biraz daha incelemek istedim.
Bilinç altımızı bizden habersiz etkileyen etkileşimlere “Subliminal” kavramı denir. Özellikle büyük kitlelere ulaşan araçlar yardımı ile bu tür reklamlar yapılır. Örneğin, bir film yada bir ürün gibi. Filmler ise azımsanmayacak ölçüde önemli bir araçtır. Çünkü milyonlarca kişi tarafından izlenir ve film izleme sırasında bilinçaltı daima açık bir pozisyondadır. Bu da reklamlardan etkilenme olasılığımızı arttırıyor.
Film sektöründe detaylı olarak inceleyecek olursak, birkaç yöntem karşımıza çıkıyor. Özellikle 25. kara yöntemi ve afişlerdeki gizli işaretler bunlardan biri. İnsan, ölüm ve yaşam arasındaki duyguya çok aşina birer varlıktır. Bu yüzden bu hayat içerisindeki insani niteliklerden biri olan cinselliği ön plana tutmakta ve bu gibi uyarılarda ani tepkiler vermektedir. Bu da sinema sektörünün dikkatini çekmektedir.
25. kare
Bu yöntemin amacı, her 1 saniye içerisindeki 25 kareden birinin alakasız bir görüntü olmasıdır. Film sahnelerinden 1 saniyede yaklaşık 25 kare vardır. Bu kareler hızlıca geçerek bize canlı olarak algılatır. Ancak bir saniye içindeki 25 kareden en sonuncu kare subliminal reklam olarak değiştirilebilir. Biz bunu çıplak gözle algılayamayız ancak bilinç altımız algılar ve bellekte tutar. Bunu kavrayamadığımız için bu yöntem bir hayli gelişmiştir. Filmler eğer 26 kareden oluşsaydı, o zaman bilinçaltımız o reklamı algılayacaktı ancak 25 kareden oluşması, bizim algılamamızı engelliyor.
Aşağıda birkaç film sekötüründe ki subliminal mesajları görebilirsiniz.
Bu son resim ise, gerçeklerle sizi yüzleştirmek için. Her gün girdiğimiz Facebook bile bize oyun oynuyor.


